Öğrenilmiş Çaresizlik
Bir kişi sürekli olarak kötü, kontrol edilemeyen bir durumla karşı karşıya kaldığında ve gücü
olmasına rağmen içinde bulunduğu durumu değiştirmeye çalışmaktan vazgeçtiğinde,
öğrenilmiş çaresizliği edindiği söylenir. Sigara içen biri sürekli olarak bırakmaya çalışabilir ve
başarısız olabilir. Cesareti kırılabilir ve yaptığı hiçbir şeyin bir fark yaratmayacağını düşünebilir
ve bu noktada tamamen vazgeçebilir. Yani, kişi durum üzerinde hiçbir kontrolü olmadığına
inandığında meydana gelen zarara pasif bir şekilde tepki verir.
Benmerkezci kişiler öğrenilmiş çaresizliğe daha mı yatkın?
Bu durum onlar için mümkün olabilir. Bu kişiler belki de küçükken tamamen ebeveynlerinin
bakımı ve koruması çerçevesinde yetişmiş ve bu bağımlılığı fark etmeden yetişkinliklerine
getirmişlerdir. İşlerinin diğer kişilerden eksiksiz görülmesini bekleyebilirler. Daha küçük
yaşlarda, egosantrik kişiler ilgi odağı olarak görülür, ancak nadiren kendi sorumluluklarını
yerine getirilebilirler. Bu gibi etmenler, yetişkinlikte bir görevi tamamlamada çaba
göstermelerinin önüne geçebilir.
Öğrenilmiş Çaresizliğin Üstesinden Gelmek
Öğrenilmiş çaresizlik, çoğunlukla kendini düşük benlik duygusu, hırs ve azim eksikliği,
yetersizlik hisleri ve sonunda başarısızlık olarak gösterir. Üst üste ve tekrarlanan stresli
deneyimler yaşayan kişilerin bunu geliştirme olasılığı daha yüksektir.
Kendimizi güçsüz hissettiğimizde, yaşamlarımız üzerinde hiçbir kontrolümüz olmadığını
düşünürüz; böylece eylemlerimizin yetersiz geleceğine inanırız. Değişim bizim için bu bakış
açısıyla imkansız görünecektir. Ancak, değişimin her zaman mümkün olduğunu unutmamak
gerekir. Değişimi elde etmek için aslında sadece yeni ve farklı olasılıklara, alternatiflere ve
yöntemlere kendinizi açmanız gerekir.
Daha yetkin ve kontrolde hissetmek nasıl öğrenilebilir?
Öz yeterlik, sizin belirli hedeflere ulaşmak için gereken görevleri tamamlama yeteneğine olan
inancınızdır. Bu inanç bizi hedeflerimize yönlendirmek için oldukça önemlidir. Kendi
yeterliliğimize olan inancımızı artırmanın yollarını keşfetmeyi deneyebilirsiniz.
Kişinin konfor alanını terk etmesi, deneyim, deneme yanılma yoluyla öğrenmeyi ve yeni,
anlamlı çabaları sürdürme şansını beraberinde getirir. Konfor alanımızın dışına çıkmak ilk
başta bir tekinsizlikle korkutucu olabilse de bunun avantajı, bunu deneyip başardıktan sonra
öz yeterliliğimizin artmasıdır. Öte yandan, başarısızlıkla karşılaştığımızda bile geri dönme ve
hatalarımızdan öğrenme şansımız her zaman var, bu da dayanıklılığımızı artırıyor. Bunun için
kendinize gerçekçi ve yapılabilir hedefler koyarak öz yeterlilik duygunuzu artırabilirsiniz.